2 Temmuz 2012 Pazartesi

Sükûn

İçimden sakin sakin geçiyor gemiler bu sabah. Deniz sütliman, neyin sessizliği bu bilmiyorum.

Ne zaman sakinliğimi yitirsem kendime kızgın uyanıyorum o gaflet uykusundan. Her şeyi göz ardı edip kendime odaklanmak kayıp bir zamanı işaret ediyor. Nefes alıyoruz,sağlıklıyız, dışarıda birileri bizden daha mutsuz ve dünyada savaş var, işkence gören insanlar var. Biz ne yapıyoruz peki, gündelik hayatın bizi boğazlayan dayatmalarıyla yükümüzü almış naralar atıyoruz; hayvanlar gibi!..

Oysa sakin kalabilmek istiyorum ben. Her şeyi kolayca çözebilmek, konuşabilmek, kolayca anlaşılmak istiyorum. Bir kitaba başlamak istiyorum sonra ve sabaha kadar okuyup bitirmek istiyorum. Hiç duymadığım bir şarkı dinlemek, hala güzel işler yapılabiliyor deyip ondan aldığım keyifle biraz gözlerimin dolmasını istiyorum. Sakince sevmek istiyorum sonra ben, birilerinin hırslarına karşılık vermeden, kendimi kaybetmeden, bendeki beni yitirmeden, yahu alem de böyleymiş demeden...

Başımı yastığa gömmek ve sessizliği dinlemek istiyorum şimdi. Lakin kapitalist düzen bizden de güzel bir malzeme yaptı maalesef kendine. Hızlı tüketim mağduru günümüz insanına kayıyoruz arada istemeden de olsa. Her daim akıl fikir başta durmuyor. Serde var delilik, zaman zaman önüne geçilmiyor.

İçimdeki küçük çocuğun başını okşuyorum şimdi. Saçları dağılmış biraz ellerimle düzeltiyorum. Gözlerini çevirip yüzüme bakıyor şaşkın biraz. Biraz daha büyüyeceksin diyorum,biraz daha ama çok değişmeyeceksin üzülme, sadece gülümsüyor... Kalbine sonsuz bir huzur, sonsuz ve mutlu bir aşk, mutluluğuna hizmet edecek her şeyin de hayırlısını diliyorum sana...

Hiç yorum yok: