23 Temmuz 2026 Perşembe

Fasit Daire

İnsan kaç kişiyi düşünebilir bir şarkıda? Kaç kişiyi hatırlatır bir film? Kaç kişiyle gidilebilir o muhallebiciye?

Peki, kaç kişi hatırlar o şarkıyı, o filmi ve o muhallebiciyi? Herkes unutuyor mu öyle göründüğü, gösterildiği gibi? Hiç mi sızlamıyor kimsenin içi? O lunaparkın gondolu, o pastanenin demirbaş sandalyesi gıcırdarken ağlar gibi, ya siz?

Biraz ağlayalım, biraz gülelim ve sonra da yalan söylemeyelim olur mu? Bakın yine yaptınız, bari bana yapmayınız!

Şimdi azizim ya gidiniz ya kalınız! Ah, öldürüyor değil mi sizi bu kıyasımukassem? Bu fasit dairenin görünmeyen çeperleri inim inim inletiyor da kimseler halinizden anlamıyor.

Oyunu doğru oynamayı da oyundan zamanında çıkmayı da bir türlü beceremediniz.  Sizle alay ettiğimi düşünmeyiniz lütfen, vicdanım bu çirkinliğe elvermez.

Bırakınız yaptığınızı herkesin bildiği şeyleri yadsımayı. Kaç kişiyiz ki şurada, biliriz birbirimizi. Ha siz beni bilmezsiniz, o ayrı.

Ah bu dil! Bazen ne sivridir, sokar durur arı gibi. Bazen de bal damlar içinden, yendikçe daha çok yensin istenir.

Kovana çomağı soktunuz, şimdi buyurunuz zehrinden doya doya yiyiniz!

Hiç yorum yok: