5 Nisan 2026 Pazar

Çok Uyuduk

Çok uyuduk, hadi artık uyanalım.

Ağzımıza çalınan bir parmak balın bıraktığı burukluk tarihe karışırken parmak ucunda yürümeyi öğretti hayat bize. Evimize girip çalanları, yetmeyen akıllarıyla akıl dağıtanları, bedelini ödemedikleri hayatlara ortak olmaya çalışanları, tembelleri, kolaycıları, görmezden geldiğimizi görmediğimizi zannedenleri, özgünlükten bihaber tutsakları besledik durduk yıllarca bahçemizde.

Seni seviyorumun tek bir anlamının olmadığını, kusurları yüze vurmamanın herkes için aynı anlamı taşımadığını, mütevazılığın, insanlık saydığımız şeyin aptallıkla ilişkilendirildiğini, samimiyetin bazı bünyelerde alerjik reaksiyona yol açtığını, sevinçlerin göze battığını, mutsuzluğun bazı yüreklere su serptiğini görünce bütün kapıları kendi ellerimizle kapadık. Bahane arayanlara kolayca arkamızı döndük ama asla saklambaç oynamadık. Ebe olup bine kadar saymadık. Zevk almayacağımız oyunları sildik attık.

Çok soru sorduk ama bütün cevaplar yanlıştı. Durduğu yer, baktığı pencere, giydiği elbise, kullandığı kalem hiç onun olmadı. Hep ikmale kaldı ama ruhu duymadı.

Saman altından su yürütenlerin samanlarını sel alıp götürürken zaman fazlasıyla heba olmuştu ve artık geriye dönüş yoktu.

Çok üzüldük, hadi biraz mutlu olalım.

Hiç yorum yok: