Bazen sizin de sıkıldığınız oluyor mu her şeyden; hatta kendinizden bile? Bütün cümlelerimi yutmak ve sadece yazmak istiyorum o anlarda. Kendime tahammül edemiyorum, örneğin şu an. Lakin neyi eksiltsem neyi çoğaltsam doğru cümleyi kalemimden çıkaramayacağımı da biliyorum.
Cyrano ilan-ı aşk ederken kuzenine nasıl da acılar çekiyordu kimbilir. Benim çektiğim sıkıntı yanında hiç kalır elbette. Şimdi oturup Dante ile Cyrano ile Oğuz Abi ile sohbet edeyim istiyorum. Yahu hayat şöyle de bir şeydir aslında desinler bir bana. Bir şey daha öğreneyim, bir basamak daha çıkayım. İçimi rahatlatayım istiyorum.
Can Baba gelsin sonra, yeni bir şiir yazmış olsun, kimse o şiiri okumamış olsun. Elektrikler kesilsin sonra, birkaç mum yakalım. Nazım gelsin, Piraye'sini anlatsın, Can Baba da ona Güler'i anlatsın. Ben de anlatayım sonra, sıkıntımı söyleyeyim, gülüp geçelim birlikte. Gülüp geçilecek şeylere sıkıntılandığımız için tekrar tekrar gülelim. Yeniden doğsunlar benimle birlikte, gülümserken bırakayım onları orada.
Hayat böyle de basit bir şey aslında. Gülüp geçilecek kadar, mutsuz olunamayacak kadar kısa. Bunu bile bile yapamadığım anları düşündükçe kendime yine de kızamıyorum. Ama yapma diyorum, bunu yapma! Kalbini temizle, ruhunu dingin tut, içini ferah tut... Bazen sözler de nafile.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder