Bazen durup düşünmek gerekiyor. Bütün mumları, kandilleri, yıldızları yakıp tefekküre dalmak, kalbi aydınlatmak icap ediyor.
Bazen söylemek istediklerini söyleyemiyor insan, söylemek istemediklerine ise bozuk plak misali takılıp kalıyor. Aslında söylemek istediği şey ile söylediği şey arasında dağlar kadar fark var biliyor ama bazen, bazı durumlar sizi olmaktan hiç hoşlanmadığınız bir hale büründürebiliyor.
Bazen yargılıyoruz birbirimizi, en doğru, en iyi, en ahlaklı bizmişiz gibi. Herkes bir diğerine göre kötü veya iyi. İnsanların kaygılarını, dertlerini küçümsüyoruz bazen de yaşadığı her şeyi bilirmiş gibi.
Cesaret ve endişe sürekli bir savaş halinde içimizde. Korkular, bizi biz olmaktan uzaklaştıran alışkanlıklar yönetmeye başladığında hayatımızı bir sessizlik çöküveriyor üzerimize. Hoşgörü ve merhametten uzaklaştıkça, hakkımız olmayan sözlerle birbirimizi yargılamaktan çekinmedikçe en çok yaralanan biz oluyoruz, vicdanımız oluyor.
Durup düşünmek gerekiyor bazen; yolları, denizleri, yağmuru, toprağın kokusunu... Arınmak gerekiyor bazen; kendine dönmek, farkına varmak, kırmamak, kırılmamak... Sevmek gerekiyor
sadece; endişelerden uzaklaşıp,korkusuzca, güvenerek. Çünkü sevdikçe, sevildikçe, güvendikçe açılıyor kalbe giden yollar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder