2 Mayıs 2015 Cumartesi

Malum Hikâye

Olanla ölene çare yok demiş eskiler. Her anın, her günün, her mutluluğun, her mutsuzluğun kısaca her şeyin bir sonu var elbet. Ama bana son gibi gelen şey bir başkası için güzel bir başlangıç olabilir. Her neyse, olmuşla ölmüşün ardından bir fatiha okumak, gamı uzaklaştırmak ve yüzünü güneşe dönmek en doğrusu gibi.
 
Evinin önünden akan suyu bulandırmamalı insan. Çünkü o sudan içecek ve hayat bulacaktır. Kalbinden ve aklından geçeni iyi tutmalı insan. Çünkü nefes aldığı sürece kalbiyle ve aklıyla doğru yolu bulacaktır. Dilinden düşeni diken etmemeli insan. Çünkü söylediği her sözün esiri olacaktır.

Yaptıkların, yapmadıkların, sövdüklerin, sevdiklerin, ödüllerin, cezaların hiç gitmeyecekler senden. Bazen biri diğerine baskın olacak. Bazen gözyaşların sel gibi akacak, bazen gülmekten yanakların ağrıyacak. Tenin, saçların, ellerin değişecek. Değişmeyen bir bakışların olacak. Hayat öyle ya da böyle geçecek işte. Bir yaz gecesi, bir çatı katında uzanıp tanıdık yıldızları kiminle izlersen izle...
 
Bu sana, bana ve diğerlerine dair malum bir hikâye. Seni benden oku, sandığın müddetçe.

Hiç yorum yok: